Panelimize Davetlisiniz
Bilgili Kartallar ve Önce Beşiktaş işbirliği ile gerçekleştirilecek olan panelimize bütün Beşiktaş’lılar davetlidir.
Çarşı Niye Demirören Söylemine Karşı Değil?
Beşiktaş taraftarı olarak bizler kendimizi Çarşı olarak bilinen o büyük şemsiyenin altında hissederiz. Zira Çarşı pek çok konuda bizim adalet ve vicdanımızla örtüşen bir duruş sergilemiştir. Bunun son örneği Van için gösterilen duyarlılıktı.
Ancak saygınlık zor kazanılan ama çabuk kaybedilen bir haslettir.
Çarşı’nın Pluton’dan Etoo’ya, nükleer santralden Hasankeyf’e kadar pek çok konuda gösterdiği hassasiyeti kendi “varlık nedeni” ile yani Beşiktaş ile de göstermesini beklemek hakkımızdır.
Eğer sevdalısı olduğunuz kulubün başkanı Şike Soruşturması sürecinde Fenerbahçe’yi kurtarmayı kendisine görev edinmişse, eğer sevdalısı olduğunuz kulübün başkanı doğruları dile getiren -geçmişten beri dost olduğumuz- Altay Kulübünün başkanına “okur, haddini bil” demişse ve en beteri de sevdalısı olduğunuz kulübün başkanı “Fenerbahçemiz” sözcüğünü böylesine keyfiyet içinde kullanabiliyorsa, Çarşı’nın da bir tepki göstermesini beklemek hakkımızdır.
Aksi takdirde “Çarşı’nın neye karşı” olduğunu sorgulamaya başlarız ki o takdirde Çarşı’yı “Asi” yapan o A mahsun kalır….
Kusura bakmayın arkadaşlar, geçmişte çokça sorgulanan ve sizleri de çok rahatsız ettiğini bildiğim, “Çarşı – yönetim” iddialarını boşa çıkarmak içir tarihi bir fırsat elinizdedir. Bu fırsatı harcamamanızı tavsiye ederim.
En azından o Denizli maçında dayak yiyen Beşiktaşlılar için…isterim.
Benim duruşum ise şudur: Statta iki elimi havaya kaldırır ve çapraz sallarım:
YETER DEMİRÖREN
Rıdvan AKAR
iPhone’de Gazete Bayisi’ni Bir Klasör İçerisine Atmak
Apple kategorisindeki ilk yazımda, Gazete Bayisi’nin bir klasör içerisine atılamaması sorununun jailbreak vs yapmaya gerek kalmadan nasıl çözülebildiğini anlatacağım.
İsterseniz öncelikle “Gazete Bayisi nedir?”, “Ne işe yarar?” gibi soruların cevabı ile başlayalım.
Gazete Bayisi (Newsstand) iOS 5 ile birlikte hayatımıza giren özel bir klasör. Yani uygulama değil, bu sebepten de herhangi bir klasör içerisine atılamıyor. Bu klasörün asıl işlevi ise iOS içerisine indirdiğiniz ve takip ettiğiniz dergilerin/gazetelerin tek bir çatı altında toplanması. Aynı zamanda bu yayınlar Gazete Bayisi tarafından otomatik olarak güncelleniyor ve her yeni sürüm çıktığında update etmek ile uğraşmıyorsunuz.
Peki böyle güzel ve işe yarayan bir klasörü neden ana ekrandan kaldırmak istiyoruz?
Çünkü Türkiye’de henüz Türkçe içerikli hiçbir gazete veya dergi Gazete Bayisi içerisinde yok. (iPad versiyonu için Log Dergisi hariç) Eğer siz de benim gibi yabancı kaynaklı dergileri ve gazeteleri takip etmiyorsanız, bu klasör sizin için de boş yere yer kaplayan bir ayrıntıdır ama bu klasörü silmemize de başka klasör içerisine sokmamıza (iOS’da klasör içerisine klasör atmak yok) da Apple izin vermiyor.
Şimdi gelelim herhangi bir şekilde jailbreak vs. yapmadan Gazete Bayisi’ni bir klasör içerisine atmanın ufak hilesine;
Tek yapmamız gereken şey hızlı olmak! Evet, hızlı olmak.
Öncelikli olarak yeni bir tane klasör oluşturmamız gerekiyor. Bunun için de bir uygulamayı alıp başka bir uygulama üzerine getirerek yeni bir klasör oluşturuyoruz. Tam bu sırada, klasör oluşur oluşmaz el çabukluğu ile Gazete Bayisi’ni alıp klasörüun içerisine atıyoruz ve Gazete Bayisi artık bir klasörün içerisinde.
Bu işlem ile ilgili olarak belirtmem gereken önemli noktalardan bir tanesi, bu işlem sonrasında Gazete Bayisi’ni açamazsınız. Eğer açmaya kalkarsanız iPhone çöker ve kendini yeniden başlatır.
Eğer Gazete Bayisi’ni tekrardan kullanmak istiyorsanız yapmanız gereken şey çok basit; Gazete Bayisi’ni klasör içerisinden çıkartın!
Umarım bu yazı işinize yarar :) Herhangi bir sorunuz olursa yorum bırakmanız yeterlidir…
Bu Sefer Oluyor!
Hayatımda ilk defa düzzenli beslenme ve diyet olayını başarabiliyorum. Hem de benim için çok zor olan katı kurallara rağmen.
Kırmızı et YASAK,
Tatlı (şeker, çikolata vs.) YASAK,
Alkol YASAK,
Pilav YASAK,
Makarna YASAK,
Kola YASAK,
Abur cubur her hangi bir şey YASAK,
Beyaz ekmek YASAK.
Bu yukarıda yazdığım yasaklar ilk aklıma gelenler, aynı zamanda en çok yediğim/içtiğim şeyler. Bunların yanında ne yiyebiliyorsun derseniz arşivden gün gün listelere bakabilirsiniz. Özet geçecek olursam; ızgara/haşlanmış tavuk, ton/ızgara/buğlama balık, salata, sebze, bazı meyveler..
Bu kadar ağır bir diyete başlamamın sebebi ise evde otururken “ben bir test yaptırayım, bakalım değerlerim nasıl çıkacak?” dememdir. Testlerden öyle korkunç bir sonuç çıktı ki…
Kolestrol tavan!
Şeker Yüksek! Çok yüksek! Hatta diabet sınırı, yani doktor istese o anda insüline başlatabilirdi beni..
Karaciğerde yağlanma çok fazla!
Hal böyle olunca doktorum resmen ağzıma sıçtı ve sonrasında “ya gidip diyete başlar 15-20 kilo verirsin ya da ilaç + insüline başlatacağım seni” dedi. Ben de bu duyduklarımdan sonra direk diyetisyenime (Sanem Apa‘ya) gittim. O da bana böyle bir liste verdi. Kendisi de, ben de bu listenin bana çok ağır geleceğini biliyorduk ama mecburduk çünkü 24 Aralık 2011 tarihine kadar (doktor ile bir sonraki randevu) minimum 7-8 kilo vermem gerekiyordu.
Diyetin bana verildiği tarih 19 Kasım’da 91,1 kiloydum (27kg yağ, 46,9kg su). Diyete 21 Kasımda başladım. 3 Aralık’ta ise tekrar kontrol ettik ve 87,3kilo (24,9kg yağ, 45,7kg su) çıktım. Yani bu gidişle hedefi tutturacağım.
Bu diyeti yaparken bazen çok zorlandığımı da itiraf etmem gerek. Özellikle maç olduğu günlerde dayanamayıp ufak tefek kaçamaklar yapıyorum ama bunları da olabildiğince minimum seviyede tutmaya özen gösteriyorum. Benim gibi her gece tatlı yiyen, yemekte kırmızı et olmazsa o yemeği yemekten saymayan birisi için yine iyi ilerliyorum ama…
Galiba bu sefer oluyor, kilo veriyorum!
Sucu Çocuk ve Rüzgar Reklamları
Özellikle sinemalarda, filmden önce gösterilen reklamları izlerken hep o izlediğim reklamlar ile ilgili şeyler düşünürüm. Bazen olumlu, bazen olumsuz olur bu düşündüklerim ama bunları hiç bloguma eklemezdim eskiden. Şimdi madem yeni bir başlangıç yaptım bunları da ekliyim istiyorum.
Reklamlar kategorisinin ilk postunu da geçenlerde attığım tweetden yola çıkarak Finansbank’ın “Rüzgar” reklamı ile Garanti Bankası’nın “Sucu Çocuk” reklamları arasındaki bağın olmasına karar verdim.
Finansbank’ın rüzgar reklamı bana çocukken izlediğim Garanti Bankası’nın sucu çocuk reklamının sıcaklığını veriyor.
Evet gerçekten de bu böyle.. Bazı reklamlar vardır insanın içini ısıtır. Garanti Bankası’nın Sucu Çocuk reklamı da bunlardan biriydi ve belki de bu sayede hiç unutulmayacak reklamlar listesine girmişti. Benzer bir sıcaklığı ise bu aralar Finansbank’ın Rüzgar reklamından alıyorum ben. Ne zaman izlesem içim huzurla kaplanıyor…
Şimdi sizlerle o iki reklamın videosunu paylaşmak istiyorum. Önce eski olan reklamı yani Garanti Bankasının “Sucu Çocuk” reklamı;
Şimdi de Finansbank’ın yeni “Rüzgar” reklamı;
Sizce de benzer bir sıcaklık yok mu?
XL -> M Nedir?
XL -> M Benim şu anda olduğum beden ölçüm ile olmayı hedeflediğim beden ölçüsünün simgeselleştirilmiş halidir.
“Peki neden böyle bir kategori açma gereği hissettin?” diye düşünenler olursa “tamamen keyfi ve kendi kendimi kontrol etme amaçlı” diyebilirim. Hatta bu kategoride yazılanları direk doktoruma da göstermeyi düşünüyorum.
Bu kategori altında günlük olarak ne yiyip içtiğimi yazacağım ve bu kategoride yayınlanmış yazıları asla ana sayfadan paylaşmayacağım çünkü başta da dediğim gibi bu tamamen kendi kendimi kontrol etme amaçlı açtığım bir kategori ve günlük olarak ne yediğim ile takipçilerimin ilgileneceğini sanmıyorum.
Gerçi eskiden “Ne Yedim?” kategorim blogumda en çok dikkat çeken kategorilerden birisiydi ama o zamanlar çok daha lezzetli şeyler yazıyordum :)
Şimdi gelelim işin asıl can alıcı noktası olan “Nereden esti bu kilo verme aşkı?” sorusunun cevabına. Beni tanıyan çoğu kişinin bildiği üzere kilolarım ile hiç sorun yaşamayan ve kendimi böyle kabul etmiş bir insanım ama vücudum beni böyle kabul etmiyormuş. Geçenlerde “bir kaç ufak test yaptırayım da durumum neymiş göreyim” diye hastaneye gidip kan testi yaptırdığımda karşıma korkunç bir manzara çıktı. Kan testlerin sonucuna göre şeker hastalığı benimle çok yakın temasta olan bir hastalık ve değerlerim çok yüksek (kötü huylu kolestrol de çok yüksek), karaciğer ve dalakta ciddi miktarda yağlanma var. Bunların hepsini gören doktorum bir anda bana başıma gelebilecekleri anlatınca gözüm korktu ve kendi kendime “bu iş böyle gitmez kilo vermen gerekiyor Aleks” dedim. Doktorun dediğine göre diyabet (ve insülin vurma) sınırı olan değer 6.5muş ve benim de tam olarak testlerdeki karşılığım 6.5 (hangi değerdi tam hatırlamıyorum adını testlere bakıp burayı editleyebilirim), yani aslında doktor istese beni insüline başlatabilirdi ama önce diyet ile 1-2 ay deneyelim dedi. Zaten diyet ve spor ile sağlıklı yaşamı beceremezsem önce ilaç tedavisi sonra da insülin vurmaya gidecekmiş tedavinin şekli.
Ve ben hayatım boyunca o iğneye mahkum kalmak istemiyorum…
Başlangıç Kilo: 91.4
Görsel: Mity Mite
Merhaba dünya!
Çok uzun bir aradan sonra blogumu yeni bir domain ile tekrardan açıyorum.
Umarım eski sorunları tekrardan yaşamam ve yazmaya aralıksız devam ederim.






